DUMANI ÜSTÜNDE

FATİH GÜNER İLE KAFA DAĞITIYORUZ

Doğal Kafa-Aç insanla iki lafın beli...

Ülke gündeminin Yandım Çavuş Çöp Şiş Salonu olduğu şu günlerde akıl sağlığımıza iyi bakmak, onunla ileride iyi anlaşmak için kafa dağıtmaya devam ediyoruz. Türkiye’de etrafımızda olan en sevdiklerimizden film, kitap ve müzik önerileriyle kafa dağıtma seanslarımız bu hafta da devam ediyor.

sosyalmedya.co, Bilhassa ve en son 7 Haziran Seçimleri’nde ekibiyle birlikte CHP’ye yaratmış olduğu muazzam dijital seçim kampanyasıyla yavaş yavaş başlayıp hızlanan bir film alkışını sonuna kadar hak eden kafa açıcı yaratıcı insan Fatih Güner’le bugünleri ve yarınları aynı masaya oturtup güzel bir dertleştirdik…

FatihGuler_Ile_KafaDagıtıyoruz 720x360

Öncelikle, senin için kafa nedir ve nasıl dağıtılır?

Kafa davulla şişen şeydir. 3 yaşında bir oğlunuz varsa, o da zaman zaman şişirebilir. Pink Floyd asla şişirmez, ancak Marilyn Manson’ı da bu yaşta kafa kaldırmaz. Kelime salatası bir yana, kafa, kafasını kullanarak çalışan insanlar için çok değerli birşey. Gün içinde onlarca gereksiz maili cevaplayan, küçük işleri takip eden, WhatsApp’den iş çözen insanlarız. Bir noktada artık kelimeleri göremiyorsanız ya, işte o nokta kafanın şiştiği an. Hemen dağıtmak gerekir. Mesela ben sigarayı bıraktım 4 seneye yakın zaman önce, puro içmeye başladım. Puro içmek için hazırlanmak 1 saat, puroyu içmek 1.5 saat. Sonrasında zevkine devam etmek 1 saat. Böyle kafa dağıtılmaz da nasıl dağıtılır? Bazen soda, bazen kahve, bazen viski. Güzelliğe gel, kafa dağıtmanın on numara yolu. Kafa şişer, sen dağıtırsın. Bu arada olanlar olur.

Peki 2016’ya ışık hızında geldiğimizde, kafan neleri kaldıramaz hale geldi?

Artık çok şeyi kaldırmıyor. Birçok insan “aptal” kelimesini çok sever, biri aptallık yaptığında ona aptal der, durumun kendisine aptalca der. Ben “mal” kelimesini çok seviyorum. Biri salakça bir hata yaptığında “mallık” diyorum. Hayatımın bu döneminde de kafam mallıkları kaldırmıyor artık. Trash müzik dinleyemiyorum, FIFA dışında bilgisayar oyunu oynayamıyorum, mümkünse hafta sonu çalışmıyorum, akşam 5’ten sonra çalışmıyorum. Kafam akşam 5’ten sonra da çalışmayı kaldırmıyor artık. Mesela deep house dinleyebiliyorum ama artık elektro house dinleyemiyorum.

En güzel kafa dağıtmalık 3 film önerin? Godard gibi arthouse da olur, Con Air gibi eğlenceli çöp film de olur…

Interstellar. Straight Outta Compton. Inglourious Basterds. There Will Be Blood. The Big Lebowski. Michael Clayton. Drive. Çok var daha, cheesy filmler de izlerim, yeni dalga da izlerim. En çok da kaliteli dizi izlerim. Kafa dağıtmalık dizi çok.

O zaman bir de kitap önerisi alsak?

En zor soru bu. Kitabı kafa dağıtmak için mi okurum, bilemedim. Kafam doluysa kitap okuyamam, kafa rahat olmalı. Çok mutluyum ki eskiye göre çok fazla ve kaliteli kitap okuyorum, buna zaman ayırıyorum. Belki kafa dağıtmalık değil ama hadi tavsiye: Sapiens – Hayvanlardan Tanrılara. Bu aralar favori kitabım.

Kitap müziksiz gitmez, bu kitaba iyi arkadaşlık edecek 10 şarkılık bir playlist önersen tadından yenmez, değil mi?

Bunların hiçbiri tam kesmedi diyelim, dostlarla yapılacak en güzel şey?

Lynchburg Lemonade. Bu cevabı vermemin bir hikayesi var. 2014’ün ortasında Bodrum’da kaldık bir süre. Otelden daha iyi diyerek Airbnb yaptık ve hem Bodrum’dan, hem İstanbul’dan birçok arkadaşımız da bizi ziyarete geldiler. Bir akşam, acayip de zevkli bir ekip vardı, o akşamki arkadaşlarım için içimden geldi, Lynchburg yaptım onlara. Millet bayıldı. Açıkçası ben de çok özenerek yapmıştım, iyi olduğunu düşünüyordum. Ama bayıldılar. O gece bitti, 3 sürahi falan yaptım bitti. Ertesi akşam yine geldiler, yine istediler, yine yaptım. Çok güzel iki akşamdı, iz bıraktı. O yüzden de dostlarla yapılacak en güzel şey Lynchburg Lemonade.

Son olarak, kafanı yastığa koyduğunda geleceğe nasıl bakıyorsun, neler düşlüyorsun veya hala düşleyebiliyor musun?

En zor soru. Ciddileşiyor bu soruda bir insan. 3 yaşında bir oğlum var. Kendimi bundan 4 sene öncesine göre olgunlaşmış hissediyorum. Dolayısıyla da para veya şana dayalı olan hayallerim, yerini mutluluk ve huzura bıraktı. O yüzden küçük çalışıyorum, küçük iş yapıyorum, bunlarla hayatımızı ileri götürüyoruz. Beklentilerim elle tutulabilir şeyler değil. O gün de gelecek belki, bilemiyorum. Sonuçta 34 yaşımdayım, hayatımın baharındayım. Hayatımın en üretken yıllarını yaşıyorum, dolayısıyla büyük ihtimalle şana dayalı hayallerim geri gelecektir. Ancak şimdi, geceleri uyumadan önce gündelik şeyleri düşünmüyorum, hayal etmiyorum. Mutluluk istiyorum, huzur istiyorum.

KOMİK BİR ŞEY VARSA HEP BERABER GÜLELİM

HEP BERABER GÜLELİM