DUMANI ÜSTÜNDE

WES ANDERSON FİLMLERİNE AÇILAN PENCERELER

Hiç bu pencereden bakmamışsanız...

Wes Anderson’ın ilk filmi Bottle Rocket’ın ilk sahnesinde, kamera dışarıdan kaydederken Luke Wilson pencereye yaklaşır, pencereyi açar ve dışarı bakar. Bu basit hareketle, yönetmen aslında dünyayla kendi sinema üslubunu, sembolizmini ve imzasını tanıştırmaktadır. Wes Anderson; arsız bir sunilikle hayatı yansıtmak, aracısından çekinmekten ziyade anlatıyı geliştirmek için izlediği yolla sinemayı bir tiyatro sahnesi gibi kullanır. Sahne aralarında yer verdiği başlıkları, biraz abartılı set kostümleri, kullandığı göz alıcı renkler, hikayenin özüne ve mizansene verdiği önem gibi, her filminde diğer teatral elementlere de erişmeye çalışır. Birbirinden lezzetli müzikleri ve gerçek üstü tonlarıyla bir Wes Anderson filmini nerede görsek tanırız. İzlediği teknikler filmden filme çeşitlilik gösterse de, Anderson’ın anlatının uzamlarını pencereler aracılığı ile temsil etme uğraşı değişmez.

enhanced-buzz-wide-22498-1439319087-7

Farklı sinema konseptlerini çevrimiçi olarak ele alan Fandor’da Clara Podlesnigg, hazırladığı videoyla Wes Anderson sinemasında pencere kullanımını keşfediyor. Yönetmenin her filminde bir araç olarak kullandığı pencereler, dünyaya içeriden veya dışarıdan bakışı üstü kapalı bir anlatımla çevreliyor. Yüzleşilemeyecek bir durumdan kaçış için kullanılan pencereleri, işleyişi çerçeveleyen bir sahne veya bütün filmi özetleyecek bir üslupla da ele alıyor.

Podlesnigg, Anderson filmlerinden alıp bir araya getirdiği bu göstergeleri az ve öz bir şekilde kurgulayarak yönetmenin kendine özgü anlatı inşa sürecini ve bu süreci yöneten elementleri açığa çıkarıyor.

Gelin bir de Wes Anderson filmlerine bu pencereden bakalım:

 

KOMİK BİR ŞEY VARSA HEP BERABER GÜLELİM

HEP BERABER GÜLELİM