DUMANI ÜSTÜNDE

İÇİP İÇİP İZLENECEK FİLMLER: THE PLACE BEYOND THE PINES

Metalikaci Ryan Gosling

Filmlerinde “Artık kısa cümleler kuruyorum.” edasıyla takılan Ryan Gosling’in saçlarını platin sarısına boyadık, üstüne kolsuz bir Metallica t-shirt’ü, altına da bir motosiklet çektik. Yanına komedi filmlerinden Oscar’lık yapımlara terfi eden Bradley Cooper’ı verdik. Oldu mu size The Place Beyond The Pines? Şimdi tek eksiğimiz var; o da tombul şişe bira. Onları da buzluktan bol bol temin ettikten sonra bu güzel filmi izlemeye başlayabiliriz.

 

 

Film kimilerine göre kopuk kopuk bir hikayeden oluşmakta. Ama biz kendi perspektifimizden baktığımızda ikiye bölünmüş bir hikaye olarak görüyoruz The Place Beyond The Pines’ı. 15 yıl öncesi ve sonrası olarak yer yer durağan anlatılmış iki hikayenin birleşiminden oluşuyor film. İki hikaye başarılı bir şekilde birleştirilmiş. Üstüne başarılı oyunculuklar ve Faith No More frontman’i Mike Patton’ın elinden çıkma güzel bir soundtrack mevcut.

 

Aşık olduğu kadın ve çocuğuna bakabilmek için kötü yola sapan bir motosiklet akrobatını canlandırıyor Ryan Gosling. Luke’un ilk başta sorunsuz giden banka soygunları günün birinde sarpa sarıyor. Luke ve polis memuru Avery’nin talihsiz karşılaşması da böylece gerçekleşiyor.

 

 

Zoraki kahraman olan Avery, içindeki gizli vicdan azabıyla yaşamaya çalışıyor. Aradan geçen 15 yılın ardından mesleğindeki yozlaşma sayesinde yükseliyor Avery. Derken kader devreye giriyor; Avery ve Luke’un çocuklarının hikayelerinin kesişeceği bir olaylar örgüsü yaşanıyor.

 

“Etme Bulma Dünyası” diye bir yer varsa, bu yer kesinlikle The Place Beyond The Pines’ın içinde saklı. Bu yerde insanın içini acıtan hikayelerle dolu bir serüven bekliyor bizleri. İzlerken tombul şişe biraya fazlasıyla ihtiyacınız olacak.

 

KOMİK BİR ŞEY VARSA HEP BERABER GÜLELİM

HEP BERABER GÜLELİM