DUMANI ÜSTÜNDE

LÜKS MÜZİK FESTİVALİ + MODELLER + INFLUENCER’LAR = GÖZYAŞI & HÜZÜN

Öyle olmuyormuş galiba...

Instagram’a pahalı gözüken bir şeyler koymak için yaşayanlara göre yılın en heyecanla beklenen hafta sonlarından birisi, müthiş bir skandala dönüşerek müzik festivalleri için değişik bir değerlendirme perspektifi açtı. Konumuz biraz uzun fakat epey ilgi çekici, bu yüzden biraz geriye alarak başlamakta fayda var…

Fyre-Festival

Nedir?

Fyre Festival, çok kısaca özetlememiz gerekirse Coachella’nın felaket lüks olanı. Evet Coachella’nın lüks olanı diye bir cümle kurduk. Bu bir nevi Recep İvedik’in daha halka yakın olanı veya Çetinkaya’nın daha öcülü versiyonu demek gibi bir şey çünkü Coachella gibi konforlu ve bizce gereksiz lüks bir müzik festivali zaten bilmiyorduk… Şimdi Fyre Festival, Coachella’ya Kuşadası Kolbastı Fest muamelesi yapıyorsa, varın siz düşünün sunduklarını.

Organizasyon koltuğunda eskiden-ünlü-şimdi-kimsenin-umrunda-değil liginde oynayan Ja Rule ve 1991 doğumlu kendisine “girişimci” ünvanını layık gören Billy McFarland oturuyor. Peki bu birbirinden bağımsız ikiliyi ne bağlıyor? Billy McFarland’ın Instagram’da hayatını geçiren zengin gençler için çıkardığı kredi kartı projesi bağlıyor. “O ne saçma sapan bir şeymiş” demeyin, izleyin…

Size de bir şey hatırlattı mı?

İkinci kart çok daha az saçma olmakla birlikte daha çok ilgimizi çekiyor. Neyse Flash Gart’ı geçelim, Ja Rule ve Billy McFarland’ın Fyer Festival ile sunduklarına devam edelim.

– Coachella gibi, bir hafta sonu ile sınırlı kalmayıp, iki hafta sonu üst üste giden bir program.

Bahamalar’daki Exuma bölgesinde düzenleniyor olması.

Emily Ratajkowski, Bella Hadid gibi modellerin ve tonla gereksiz influencer’ın PR ekibinde yer alması.

 

4.000 TL – 900.000 TL arası değişen festival biletleriyle aklı başında insanları hedeflemeyen bir fiyat politikası.

Havuzlu müstakil villalar, tekneler, özel jetlerle birlikte sunulan paket programlar, ünlü şefler tarafından sıfırdan oluşturulan gurme festival yemek menüsü, fiyakalı içkiler ve Instagram’a koyduğunuzda güzel duracak renkli, gereksiz bir sürü şey.

– Bir de son olarak Blink 182, Major Lazer, Disclosure, Claptone, Skepta, Kaytranada gibi hiç fena olmayan bir line-up.

Peki sorun nerede başlıyor?

Organizasyonun bir Jet Fadıl pişkinliğinde hiçbir şey yapmamasıyla olaylar gelişiyor. Hiçbir şey yapmamasıyla derken, gerçekten adamlar dünyanın en rahat insanları olarak hiçbir şey yapmamışlar.

Çok mega lüks sunulan alan:

Çok mega gurme olarak pazarlanan yeme içme alanı:

Çok mega gurme tarifler:

Genel olarak hiçbir şey yapmamak:

Sonuç?

Organizasyona sonradan dahil olan bir eski çalışanın itiraflarına göre hiçbir grubun parası ödenmiyor. 6 hafta kala çivi bile çakılmamış alanın halini gören yetkililerin: “İptal edelim, seneye insan gibi yaparız rezil olmayalım” ısrarına rağmen Ja Rule ve ekibi “Ne olacak ya? Yetişir yetişir” diyerek bütün festivalin kendi kendini organize etmesini bekliyor ve son yılların en büyük fiyaskosu yaşanıyor. Yatacak yer yok, grupların hepsi iptal etmiş durumda ve bu olaydan misafirlerin ancak alana (ki bu alan Bahamalar’da, öyle 500T’ye binerek gitmiyorsunuz) geldiklerinde haberi oluyor. Şu anda adada susuz ve yiyeceksiz kalan binlerce insan geri dönmeyi bekliyor. Evet kötü bir Shyamalan filmi senaryosunu andırıyor olsa da yaşananlar gerçek. Bahamalar’da kurtarılmayı bekleyen binlerce insan “Instagram Story olay olacak olay” diye çıktığı yolda hala uçak & yemek & su bekliyor.

Ne Öğrendik?

Modeller, influencer’lar ve eski hiphop sanatçılarına güvenerek festivallere gidilmeyeceğini öğrendik. Zaten aklı başında bir müzik dinleyicisi bu berbat pazarlama taktiklerine kanarak bir festivale 10 festival bileti parası vermez. Aklı beş karış havada influencer’ların “Ha 2.000 TL mi, saat de mi veriyorsunuz, tamam onun da reklamını yaparım, sorun yok” politikasıyla iş yapılmayacağını da markalar belki yavaş yavaş öğrenmeye başlarlar. 

Ne Yapmayabiliriz?

Artık ota boka söylenmeyebiliriz. Özellikle ülkemizde büyük bir özveriyle kültür sanata vurulan onlarca yumruk ve uçan tekmeden ayakta öyle ya da böyle kalabilen festivallere, müzik mekanlarına, kültür sanat merkezlerine ve hatta barlara sahip çıksak kötü mü olur? 

Olmaz, mis gibi olur.

Son olarak Ja Rule’un muhteşem paradokslarla örülü özür tweet’iyle 28 Nisan Fyer Festival Rezaleti’ni kapıyoruz.

KOMİK BİR ŞEY VARSA HEP BERABER GÜLELİM

HEP BERABER GÜLELİM