2016’NIN EN İYİ 50 ALBÜMÜ

David Bowie’nin muhteşem tekinsizlikteki gülümsemesi, Leonard Cohen’in yarım saniyede dünyaları eritecek karizması, Prince’in bu gezegene fazla gelen enerjisi, George Michael’ın iki notayla (si & mi) dünyayı yerinden oynatabilmesi ve çok daha fazlası artık fiziken bizimle beraber değil. Olsun, biz bunları canlı gören, hayatının eksenine koyan, büyürken kişiliğine katan, bunlarla rüya kurabilen son jenerasyonlardanız. Üç parmak koyduğumuz içkiden cömertçe birkaç yudum alıp dünyanın şu andaki deli saçması haline küfürler savurmaktansa, idollerimizin klasiklerini ve aşağıdaki albümleri döndürelim, imrenelim, yaratalım, yaratanlar bulup alınlarından öpelim. Öyle ya da böyle müzik akıyor, müzik akıl sağlığımızı korumamıza yardımcı oluyor. ABBA’nın da dediği gibi “Thank you for the music”