festival gibi bişi’den önce caribou’yu yakından tanıyalım

festival gibi bişi’den önce caribou’yu yakından tanıyalım


caribou’sun sen, bizim canımız


İçimiz dışımız kıpır kıpır, midemizde kelebekler uçuşuyor. Siz konuyu biliyorsunuz ama “Nedendir acaba?” diye soranlar varsa buraya alalım. Malumunuz, canımızın içi gibi etkinliğimiz Festival Gibi Bişi, üçüncü ayağıyla çok değil, sadece birkaç hafta sonra geri dönüyor. Daha önce Jakuzi, Gaye Su Akyol, Palmiyeler, Brek, She Past Away ve Hakan Tamar gibilerini ağırladığımız line-up’ımız yine şıkır şıkır. Seda Erciyes var, Nova Norda var, Jonas Saalbach var, Avangart Tabldot var, Club Bangkok var, var oğlu var. Ama bu isimlerin arasında öyle bir isim var ki, ne yalan söyleyelim, biz en çok ona yükseliyoruz. Evet, Caribou’dan bahsediyoruz tabii ki. Bahsetmeden önce biletler için BURAYA koşuyoruz.

Kanada’da Ontario eyaletinin yaklaşık 25.000 nüfuslu miniminnak kenti Dundas’da dünyaya gelen Dan Snaith, 44 senelik ömrünün yarısını üç mahlas etrafında evire çevire döndürerek neredeyse 20 yıldır elektronik müzik piyasasının aklını alıyor, almaya devam ediyor. Bu mahlaslardan Manitoba ile 2001 yılında başladı Snaith’in müzik serüveni. İngiliz bağımsız müzik piyasasının nabzını tutan The Leaf Label etiketiyle çıkan Start Breaking My Heart çok tutulunca sadece iki senenin ardından Up in Flames’i yayınladı Manitoba. 2005 yılında ise Caribou’nun doğuşuna tanıklık ettik. Manitoba’yı bir kenara bırakan Snaith, The Milk of Human Kindness albümüyle bugün hala defaatle dinlediğimiz Caribou projesini başlatmış oldu. Fakat aslında ortada şöyle bir durum var; Caribou, Manitoba’dan ayrı bir proje değil, bizzat Manitoba’nın ta kendisi. Dönemin punk gruplarından The Dictators üyesi Richard “Handsome Dick” Manitoba, Snaith’in kendisiyle aynı sahne adını kullanmasını istememiş. Hatta hukuki süreç başlatmakla tehdit etmiş. Hal böyle olunca Snaith, Caribou ismiyle devam etmiş yoluna.

2007 yılı ise Snaith için bir dönüm noktası olmuş gibi. Almanya merkezli, vizyonu yüksek bağımsız plak şirketi City Slang ile sözleşme imzalayan Snaith, Caribou mahlası altında çiçekli böcekli ve liste canavarı ikinci albümü Andorra’yı meraklılarıyla buluşturdu. Albümün hit şarkısı Melody Day’in Caribou’nun bugünkü dinleyici kitlesini oluşturmasında büyük payı var. Tabii bu kitleyi daha da genişletmesindeki en büyük payı olan şarkıyı biliyorsunuzdur. 2014 çıkışlı Our Love; Pitchfork, NME, Rolling Stone, Uncut, The Guardian ve Mixmag gibi otoritelerden ortalama 8.5-9 arası puanlar almakla kalmayıp seneler geçse de kulaklarımızda döndürmeye doyamadığımız hit şarkı Can’t Do Without You’ya ev sahipliği yaptı. Bu albümün Caribou adına başka bir etkisi daha vardı tabii. İlk iki uzun çalar Andorra ve Swim, indie pop ve folk türlerinden esintiler taşırken Our Love’da sonu gelmeyecekmiş gibi duran nefis sequencer’lar, ustaca yazılmış synth’ler ve dansın sınırlarını zorlamamıza sebep ritimler yer aldı. Böylece Caribou’yu Caribou yapan elektronik sound’un temeli atılmış oldu.

Our Love’ın ardından Caribou macerasına altı senelik bir ara verdi Snaith. Peki bu altı senelik arada boş durdu mu dersiniz? Durmadı tabii. 2012 yılında başlattığı bir başka dans projesi Daphni, Snaith’in birkaç sene boyunca tek odağı oldu. 2017’de ise Daphni’den iki farklı albüm dinledik. Bunlardan biri bizzat Daphni’nin ikinci stüdyo albümü Joli Mai, diğeri ise Londralı meşhur gece kulübü Fabric’in mix serisi için hazırlanan FabricLive.93 oldu. Tahmin edeceğiniz üzere bu iki albüm de yine otoritelerden övgülere boğuldu ve yıl sonu listelerinde sık sık karşımıza çıktı.

Takvimler 2020 yılını gösterdiğinde ise altı yıllık ara bitti ve ansızın Caribou’ya kavuştuk. 12 şarkılık Suddenly isimli son Caribou albümü; You and I, Never Come Back ve Home gibi hit şarkıları bizlerle buluşturdu. Normal People izlerken Shazam’ladığınız şarkıların arasında You and I da yer alıyor hatta. Snaith’in minik kızının sürekli kullandığı kelimeden adını alan Suddenly, aile ve arkadaşlar arasında doğal ve sürekli bir halde gelişen ilişkileri tema ediniyor kendine. Albümü dinlerken bu temayı buram buram koklayabiliyoruz zaten. İşin ilginç ve hayretlere düşüren yanı şöyle ki; 12 şarkı yer alıyor dedik ama Suddenly için aslında yaklaşık 900 (dokuz yüz) taslak kayda sahipmiş Snaith. Bu 900 taslağın 900’ünü verse dinleriz açıkçası, öyle seviyoruz kendisini.

Şimdi ise bu elektronik müzik üstadı, kelinden öpülesi güzeller güzeli insanla 19 Haziran’da buluşmamız var. Kendisi Festival Gibi Bişi’yin headliner’ı olarak karşımıza çıkacak. Üstelik öyle DJ setle falan değil, baya baya capcanlı haliyle, hücum kayıt tekniği kullanarak naklen çıkacak karşımıza. Yani kaçırılmaması gereken bir konserden bahsediyoruz. O yüzden biletler için sizi hemen ŞURAYA alıyor ve 19 Haziran’da Klein Phönix Park’a bekliyoruz.