DUMANI ÜSTÜNDE

HERKES ONU KONUŞUYOR, LİN PESTO PLAY TUŞU’NA KONUŞUYOR!

Ankaralı olduğundan artık eminiz!

Geçtiğimiz aylarda Facebook ve Twitter timeline’larımıza bir isim düşmeye başladı; Lin Pesto. “Her şeye tıklıyorum, buna da tıklayacağım tabii ki!” diyerek ilk videoyu açtığımızda kendimizi Bülent Ersoy‘un Yananı Görür Allah cover’ıyla karşı karşıya bulduk. Ön yargıyla yaklaşacağımız bir günde olsaydık muhtemelen her şeyi kaçıracaktık. Neyse ki şarkı çalmaya devam etti. O çaldı, biz dinledik; dinledikçe her videoyu loop’a aldığımızı fark ettik ve şarkıların etkisini kısmen de olsa üstümüzden attığımızda ilk yaptığımız şey, Google’ı açıp “Lin Pesto” diye aratmak oldu! Hiçbir şey bulamadık!

Yeni şarkılar yayınlanmaya devam etti, biz girdiğimiz her ortamda “Abi Lin Pesto’yu dinledin mi ya?” diye sormaya devam ettik ve kendisine bir şekilde ulaşıp röportaj talep ettik. Lin Pesto da bizi kırmayarak sorularımıza mis gibi cevaplar verdi!

Biz de ne yapıyoruz? Tabii ki cevapları sizinle paylaşıyoruz. Çünkü öyle iyi insanlarız!

1. Diyelim ki sen bir dinleyicisin ve YouTube’da dolaşırken “Lin Pesto” diye birini keşfediyorsun. Dinledin, çok beğendin; hakkında da hiçbir şey bulamadın. Bir şekilde iletişime geçtin. İlk öğrenmek istediğin şey ne olurdu?

Kim olduğu veya nasıl biri olduğu ile ilgili bir soru sormazdım sanırım. Daha çok müzik ile ilgili sorular olurdu. Sevdiği müzikler neler ve bundan sonra neler yapmak istediği ile ilgili sorular. Bir de bir gün internette kullanacağı videolar kalmayınca ne yapacağını sorardım :)

2. Anonim olmak nasıl hissettiriyor? Fake hesap kullanıp arkadaşlarını trollüyormuşsun gibi hissediyor musun?

Anonim olmak çok daha rahat. Sevgili Pestocuğum ile sadece internet ortamında beraberiz. Bilgisayarı ve telefonu kapattığım an yine ben benim. Yani Lin Pesto benim için bir nevi kalkan görevi görüyor.

3. Çevrendekiler senin Lin Pesto olduğunu biliyor mu? Bilmiyorlarsa muhabbet arasında itiraf etmek istediğin zamanlar oluyor mu?

Yakın çevremdeki insanlar biliyorlar. Bazen yabancı bir ortamda konusu açıldığında konuyu geçiştiriyorum ama bazen de eğer o gün mutlu ve umutluysam “Aa evet o benim.” diyorum.

4. Sanıyoruz Ankaralı’sın. Ofiste sürekli tartıştığımız iki konu var, sana da sormak istiyoruz. Daksilin ne olduğunu biliyor musun?

Evet, biliyorum. Can sıkıntısından onunla tırnak boyardım.

Kaşarlı tost yerken tostu ısırdığında kaşara ne olur?

İyi yapılırsa süner. Yapılmazsa içinde kaşar kalıp gibi kalır. Hoş olmaz. Yenir ama keyifsiz olur.

5. Şarkıları kaydederken analog synthesizer mı kullanıyorsun, yoksa dijital ortamda mı kaydediyorsun? 

Şarkıları Logic kullanarak kaydediyorum. Küçük bir midi klavyem var. Onunla Logic’teki sesleri kullanarak hallediyorum. Analog synth ile kaydetmek de aslında güzel olabilirdi ama imkanlar kısıtlı.

6. Bugüne kadar cover’ladığın şarkılardan üçünü bir filmle eşleştirebilir misin bizim için?

Hiç düşünmedim. Sanırım eşleştiremem ama genel olarak Sevgili Pestocuğum bana Michael Fassbender’ın oynadığı “Frank” filmini hatırlatıyor. Birkaç sene önce izlemiştim ama herhalde en sevdiğim filmlerden biri.

7. Çoktan seçmeli sorularımıza geçiyoruz, hazır mısın?

Jakuzi mi, Yıldız Tilbe mi? Jakuzi
Com Truise mu, Tom Cruise mu? Com Truise
Şişe bira mı, kutu bira mı? Şişe
Duble mi, tek mi? Tek

8. Cover’lara devam edecek misin, yoksa “Kendi şarkılarıma da hafiften gireyim ya.” diyor musun?

Cover’lara devam etmek istiyorum ama aynı zamanda kendi şarkılarımı da kaydedip yayınlamak istiyorum. Belki dinlersiniz, seversiniz diye.

9. Cover’ladığın isimler dışında yerli ve yabancı dinlediğin isimler neler? Sıkı sıkı takip ettiğin, odanın duvarlarını posterleriyle süsleyecek birileri var mı?

Yerli olarak Jakuzi, yabancı olarak da Mitski, Unknown Mortal Orchestra, Tame Impala ve Alt-j dinliyorum. Ayrıca söylemeden edemeyeceğim, Lady Gaga kutsalımdır.

10. Sosyal medyada takipçilerin her gün artmaya devam ediyor. Bugüne kadar ilginç bir istek, yorum vs. geldi mi?

Geçen Twitter’da mesaj olarak “Abla, Edirne’ye selam gönderir misin?” diye bir istek geldi. “Selam olsun.” yazdım, “Teşekkür ederim.” dedi. Bir de bir düğünde çalmam için bir teklif geldi. Normalde zaten canlı performans şu an çok uzak bir ihtimal ama benim çaldığım bir düğün nasıl olur, o düğünde neler yaşanır diye düşününce bir anda her şey mantıksızlaşıyor.

11. Son olarak bizim için 10 şarkılık ortaya karışık bir playlist hazırlayabilir misin?

Aslında ben çok sevgili In The Void için bir playlist hazırlıyordum. Burada da paylaşmayı çok isterim. In The Void’a en içten sevgilerimi yolluyorum.

Çok teşekkür ederiz! İstanbul’a gelirsen birer bira içeriz artık!

IT’S A DATE!

 

KOMİK BİR ŞEY VARSA HEP BERABER GÜLELİM

HEP BERABER GÜLELİM