DUMANI ÜSTÜNDE

AYBEN’LE BAŞKAN’LIK KOLTUĞUNDA

''Teknikler değişti, gelişti. Ben büyüdüm.''

Kimisi için Ceza’nın kardeşi, kimisi için de Türkiye’nin ilk kadın rapper’ı. İlk şarkısını 17 yaşında Nefret’in Meclis-i Ala albümü sayesinde yayınlayan Ayben, son albümü Başkan ile rap’le en alakasız insanı bile yakalamaya hazırlanıyor. Bizi neden bu kadar beklettiğini, bir cumartesi günü neler yaptığını ve 90’lar/2000’lerden bu yana rap müzikte neler değiştiğini sorduk, o da bizi kırmayıp cevapladı.

Uzatmadan sizi röportajla baş başa bırakıyoruz…

Ayben-720x360

Bildiğimiz kadarıyla ilk yayınladığın şarkı, 2000 yılında Ceza ve Dr. Fuchs yani Nefret’in, Meclis-i Ala isimli albümündeki ‘’Yüz Yüze’’… O zamandan bu zamana sende ve müziğinde neler değişti?

O şarkıyı kaydettiğimde 17 yaşımdaydım. Yani 18 sene geçmiş. Bu kadar uzun sürede çok şey değişiyor elbette. Rap müzik bambaşka bir boyutta şu an. Teknikler değişti, gelişti. Ben büyüdüm. Elbette küçük yaşta başladığım dönemle şimdi arasında ciddi farklar var. Önceliklerim, hayata bakış açım, konularım değişti… Değişmeyen tek şey müziğimi yaparken duyduğum heyecan.

Bir önceki albümün on sene önce yayınlandı. İki albüm arasına koymak için on sene biraz uzun bir zaman dilimi. Ayben bu on senede neler yaptı? Neden bu kadar bekledi?

Açıkcası bu işe ilk başladığım zamanda da albüm yapmak ve sürekli göz önünde olmak gibi bir hayalim yoktu. Fakat zaman ve müziğimi dinleyenlerin beklentileri, beni ilk albümüm Sensin O‘yu yapmaya yönlendirdi. Sonraki süreçte de yine müzikten uzak kalmadım. Ara vermiş olarak görmedim kendimi. Sadece dinlenme ve gözlemleme süreci de diyebilirim bu süreye. Ama müzikten uzak kalamıyorsunuz. Rap bir hayat felsefesi benim için. Kendimi en iyi ifade ettiğim özgürlük alanım. Dolayısıyla gözden uzak kalsam veya özellikle albüm yapmamış olsam da, çeşitli müzisyen dostlarımla düetler yaptım, single’lar yayınladım, toplama albümlerde yer aldım. Birçok organizasyonda sahneye çıktım, Almanya’da bir tiyatro oyununda yer aldım. Mısır’da farklı ülkelerden rap müzik yapan isimlerle birlikte bir hip hop workshop’ua katıldım ve konserler verdim. Doğru zamanın geldiğini hissettiğim anda sahaya albümle dönme kararı aldım ve “Başkan” ortaya çıktı.

Ayben’in hiçbir işi olmadığı bir cumartesi günü nasıl geçiyor?

Açıkcası ben gezmeyi severim. Arkadaşlarım ve ailemle vakit geçirmeyi, yalnızsam dışarıda kahve içip kitap okumayı, evde olduğumda da yemek yapmayı çok seviyorum. Duruma göre değişiyor da diyebilirim.

DSC06684

Eşin Atıf Ülkü’nün birkaç Ceza videosu çektiğini biliyoruz, eğer siz de o ara tanıştıysanız, flört zamanlarınızda romantik komedi filmi tadında birkaç hikayeniz oldu mu?

Aslında bizim hikayemiz gerçekten filmlik. Tüm detayları anlatmam mümkün değil. Benim ilk albümümdeki iki klibim de Atıf ‘a ait. Biz ilk olarak Killa Hakan klibi için çekime geldiğinde tanıştık. O zamanlar ikimizin de aklının ucundan geçmezdi işin buralara geleceği. Daha sonra benim kliplerimde de birlikte çalıştık. Yani ilişkimiz öncesinde de bir arkadaşlığımız var. Nasıl desem… Atıf çok cool bir adam. Ben de pek romantik beklentileri olan bir kadın değilim. Ama aşk insana neler yaptırıyor bunu öğrendik. Bizim bir araya gelmiş ve hatta evlenmiş olmamız herkesi şaşırttı gerçekten. Düşünsenize bizi buluşturan şarkımız Killa Hakan- Bir ara bir daha sor.

Rap yeniden Underground’dan popüler kültür tarafına doğru geçti. Artık her şey daha göz önünde ve daha görünür. Rap ile uğraşmak isteyen genç kızlar nelere dikkat etmeli? 15 sene önceye dönebilsen kendine ne nasihatlar verirdin?

15 sene önceki bana bir mesaj iletmek istesem önceliklerimi, işlediğim konuları değiştirmemi söylerdim. Pişmanlık duymuyorum, zaman ne gerektiriyorsa o şekilde ilerledim ama şimdi dönüp baktığımda bir çok şeyi vakit kaybı olarak görüyorum. Bu işi yapmak isteyen kızlar ilk olarak kararlı olmalılar. Yaptıkları işe güvenmeliler. Rap konusunda kadınlara karşı maalesef hala bir önyargı var. Ancak siz yaptığınız işe inanarak bunu aşabiliyorsunuz. Bu iş eleştiriye açık olmayı gerektiriyor. En önemlisi kendine güvenmek ama yapıcı eleştirilere de kulak vermek. Gerisi zaten geliyor.

DSC06686

Türkiye’de Rap müziğiyle uğraşan bir kadın olarak, hangi klişe sorunun sorulmasından sıkıldın?

Neden sayınız bu kadar az? Rap’te kadın olmanın zorlukları nelerdir? vb. Bunlara cevap vermek gerçekten benim için yorucu bir hal almaya başladı. Çünkü neden bu kadar az olduğu belki de akademik araştırma konusu. Cevabını ben bilmiyorum vee cevap vermeye zorluyorum kendimi. Belki’den öteye gidemiyor o cevaplar da.

DJ’lik yapıyor olsan çalmaktan asla sıkılmayacağın üç şarkı hangisidir?

DJ olmak da gerçekten zor bir iş. Kendi dinlemeyi sevdiklerinizi çalmanın dışında insanların beklentilerini de karşılamak gerekiyor. İkisinin ortasını bulmak lazım, aynı zamanda ortamı hareketlendirmek de önemli. Bu sebeple bulunduğum yeri de dikkate alarak hareket etmek öncelikli tercihim olurdu…

Ceza’dan Sus Pus, Cypress Hill’den Insane in the Brain ve Dr. Dre & Snoop Dogg’dan Still Dre şu an aklıma gelenler.

Şu anda rap dünyası gördüğümüz kadarıyla bir birlik beraberlik içinde. Toplama albümler ve beraber turnelere çıkmalar gibi kolektif hareket edilen bir dönemdeyiz. Her şeyin daha zor ve sert olduğu 90’lar sonu 2000’ler başı dönemde sana biri ileride bunların yaşanacağını söylese tepkin ne olurdu?

Bahsettiğiniz dönemde de durum farklı değildi. Sayımız daha azdı, ancak yine aynı şekilde toplama albümler, düetler ve birlikte turneler yapılıyordu. O sebeple beni şaşırtmazdı sanırım. Hip Hop’ın insanların bilmediği detayları, sadece kendi kemik kitlesi içinde bilinen bir geçmişi var. Bu dönemlere gelinmesi büyük emeklerin sonucu elbette ama çıkış noktası da bu haline çok yakındı. Şu an daha popüler, fark bu.

DSC06696

Albüm kaydı nasıl gerçekleşti? Ceza, Rokabeat, Tanerman ve Da Poet albüme katkıda bulunan isimler. Sözlerin hepsi sana ait ama hiç beat kısmına el attığın oluyor mu?

Bu albümde ilk kez prodüktör olarak ismimi yazdım. Elbette müdahalelerim oldu. Ancak beat’lerin ilk yapım aşamasında tamamen herkesi kendi haline bırakıp neler göndereceklerini görmek istedim. Gönderdikleri üzerinden şarkıları oluşturmaya başlayıp, benim anlatmak istediklerimi altyapılardaki ufak değişikliklerle destekleme fikirlerimi de onlara sundum. Benim de önerilerimle aranjeler şekillendi. Ah o Whatsapp’taki ses kayıtları… Örneğin Tanerman Ankara’daydı ve farklı şehirlerde yaşıyor olmamız sebebiyle bazı şeyleri yazarak anlatamadığımda ses kayıtlarıyla melodileri veya ritim değişikliklerini göndermek zorunda kaldım. Da Poet’e gönderdiğim sayfalarca mail’ler. Roka’yı arada darlamalarım. Yani albüm genelinde her şeye %100 müdahil olarak ilerledim. Buğra Kunt ile kayıt ve mix sürecindeki inatlaşmalarımız… Sonuçta da ekip olarak müthiş bir iş çıkardık. Bunun yanı sıra “Fenomen” şarkısının altyapısı Ceza’ya ait. Bu da eşsiz bir deneyim oldu. Ceza zaten altyapı yapan biri. İnsanlar bu yönünü pek bilmezler. Ancak Yerli Plaka albümüne kadar kullandığı tüm altyapılarda masadakini yöneterek çalıştı. Ritimlerin seçimi, melodilerin ve sample’ların birleşimi kısmında her zaman eli olan biri. Ancak “Fenomen” şarkısı için masaya kendi oturdu. Benim için tarifsiz bir olay.

2000’lerin başlangıçlarında rap kültürü, rapper’ların giyimine de yansımıştı, giydiğiniz bol pantolonlar şu anda toplumumuzda “kabul edilebilir” statüde. Saçma sapan bir mahalle baskısı temalı hikayeniz var mı?

Aslında hatırladığım yaşanmış diyalog içeren bir hikayem yok, ancak bol giydiğimde tuhaf bakışlarla karşılaşıyordum vee inadına da devam ediyordum.

Rap tarihinde “Orada, o kalabalığın arasında olmalıydım” dediğin kaçan bir konser var mı?

Tuhaf ama yok. Genelde yapılan hip hop organizasyonlarında çoğunlukla sahnede oldum. Daha küçük yaşlarımda hip hop partilerine her seferinde gitme iznim olmuyordu. Yaş sınırları ve ailemden izin alamadığım dönemlerde aklımın kaldığı şeyler vardı tabii 15 ile 18 yaş arasındayken. Ancak şöyle bir anım var ki RZA, İstanbul’da bir festival için konsere gelmişti. Birçok ismin yer aldığı büyük bir organizasyondu. Benim sahnem yoktu. Wu-Tang ekibini temsilen RZA, Baretta 9 ve şu an tam hatırlamıyorum hepsini ama ekipten bir çok isim sahneye çıkmışlardı. Ve ben sahne önünde RZA’ya mikrofonu bana vermesi için seslenmiştim. O da beni sahneye almıştı, o kadar heyecanlanmıştım ki… Daha sonra Dream TV röportajında konseri anlatırken RZA benden de bahsetmişti. “Bir kız sahneye çıktı ve gerçekten çok iyiydi.” diye. Benim için eşsizdi.

Peki, Ayben müzikle uğraşmasaydı?

Moda sektöründe olmak isterdim.

Senin için hazırladığımız “ikiden seçmeli” sorularımızı soralım;

Ice Cube mu? Dr. Dre mi? İkisinin de yeri ayrı. Dre ‘nin yaptığı bir beat’i Ice Cube ile
birlikte okumak isterdim.

Missy Elliot mı? Lauryn Hill mi? Bu iki isim bambaşka. Benim için sanırım Missy Elliot‘ın
yeri hep ayrı.

Adidas Superstar mı? Nike Air Force 1 mı? İkisi de klasik… Bu aralar sürekli AF1 giyiyorum.

Ayben’nin bizim için hazırladığı playlist için de seni aşağıdaki bağlantıya gönderelim.

 

KOMİK BİR ŞEY VARSA HEP BERABER GÜLELİM

HEP BERABER GÜLELİM